Sayfalar

24 Kasım 2012 Cumartesi

Hear Me - Duy Beni



Uzun zamandır ertelediğim filmlerden biriydi Hear Me. İzledikten sonrada pişman olmadım değil hani niye daha önce izleyip, izlettirmedim.Çin&Tayvan filmleri güzel olmuyor diyenlere şırankk diye göstermedim.Ben ne Çin filmleri bilirim 10 Kore filmine bedel! Neyse yavaş yavaş değişiricez bu önyargıları JDediğim gibi insanlar merak etse de Tayvan yapımı diye uzak duranlar yada şöyle esaslı bir analiz bekleyenler var. (İsmi lazım değil baş harfi Sevda^^) O yüzden lafı fazla uzatmadan bu dünya tatlısı filme geçeyim.


Ting  Çince’de dinlemek demek, Shuo  ise konuşmak,söylemek. Bu ikisi birleşince anlam ‘duymak, işitmek’ oluyor.Filmin isminden de kopya verildiği üzere, 2 işitme engelli gencin -siz öyle sanın :D – sıcacık aşkını anlatmakta.
Yang Yang (Ivy Chen), işitme engelli ablası Xiao Peng ile tek yaşamaktadır ve tabiri caizce Yang Yang sanki Xiao Peng’ın ablası gibidir.Yang Yang evin geçimini sağlamak için okulu bırakıp çalışmaya başlar.Yang Yang’ın tüm hayatı Xiao Peng’dan oluşmaktadır.En büyük hayali yine ablası içindir, onun işitme engelliler yüzme yarışmasını kazanmasını ister.Ivy Chen bu filmle En İyi Bayan Oyuncu ödülünü boşuna almamış.Düşündüm de o kadar hareketi ezberlemek her yiğidin harcı olmasa gerek.Ama benim gönlümün birincisi tabiside Eddie Peng oldu! Tek kelimeyle bayıldım Tian Kuo’ya..Her el hareketini şekilden şekile giren surat ifadeleriyle anlatması on numaraydı.



Tian Kuo (Eddie Peng) ise, aile restoranında teslimatçılık yapan, bir ailenin bir çocuğu tatlı mı tatlı, al eve besle misali bir şey! Bir gün teslimat yapmak için işitme engellilerin antreman yaptığı yüzme havuzunda Yang Yang’ı görür.Onun etrafa adeta neşe saçan, ablasına anne şefkatinde tavrını görünce ona aşık olur.Teslimatı yaparken Tian Kou, Yang Yang’ında işitme engelli olduğunu sanıp, onunla işaret diliyle konuşur.Böylelikle Yang Yang’da onun işitme engelli olduğunu zanneder.Biraz karmaşık oldu ama kısacası herşey bir yanlış anlamadan ibarettir.O günden sonra Tian Kou, Yang Yang’la konuşmak için işaret dilini ilerletmeye çalışır.Gel zaman git zaman bu ikili birbirine aşık olur.Konuşamadan sadece hareketlerle öyle de güzel anlaşırlar ki aslında bazen kelimelerin hiçbir anlam ifade etmediğini anlarsınız.İhtiyacınız olan tek şey aslında sizi seven, tanıyan biridir.Onu buldu mu da bir bakış bile yeter..
Herşey böyle güzel giderken, elbet işlerin değişmesi lazım ki az heyecan gelsin dimi :D Yang Yang artık vaktinin çoğunu ablasıyla değil Tian Kuo ile geçirmektedir.Bir gece yan evde yangın çıkar ve Xiao Peng dumandan etkilenip hastaneye kaldırılır.Yang Yang bu durumdan kendini sorumlu tutar.Ayrıca ablasından durumu bildiği için, işitme engelli biriyle birlikte olmanın çok zor olduğunu düşünmektedir.Bu yüzden Tian Kuo ile görüşmeyi keser.Tian Kuo’nunda ailesi işitme engelli bir geline pek de hoş bakmamaktadırlar.İşte burası benim en sevdiğim kısımlardan biri oldu.Hani hep alışmışızdır ya Kore dizilerinde aileler hep karşı çıkar ya o kız ya biz falan triplerine girerler, heh işte burda aile bakıyor oğulları çok mutsuz bu kızı kabul etmeye karar veriyor üstüne birde sevimli mi sevimli kızla anlaşma çabaları eklenince güzel görüntüler ortaya çıkıyor.
Vel hasıl kelam, sonunda Yang Yang yüzme havuzunda tek başına otururken Tian Kuo gelir arkasına oturur ve –Yang Yang’ın duymadığı zannederek- onu sevdiğini ve ailesiyle tanıştırmak istediğini söyler.Yang Yang duyduklarına inanamaz, ama bozuntuya da vermez.Ta ki, ailesiyle tanışmaya gittiğinde Yang Yang konuşmaya başlar..Tian Kuo şok, ailesi şok, biz şok :D
Sonunu az buz tahmin etmiş olsam da yinede keyifle izledim.Filmin çoğunun sessiz gitmesi yada hafif durağan ilerleyişi canınızı birazcık sıksada bence bitirin.Bu öyle biraz boşum var o arayı doldurayım geçip gitsin tarzı izlenecek bir film değil.Sakin kafayla, oturun sonunda yüzünüzde koca bir tebessümle ayrılacağızı temin ederim.

"Aşk ve hayaller mucizevidir.Onların duymaya, 
sözcüklere veya tercümeye ihtiyaçları yoktur."





Devamını Okumak İçin Tıkla